SESLİ ASİSTANLAR, MUTFAK ROBOTLARI, AKILLI IŞIKLAR VE DİĞER BİRÇOK AKILLI CİHAZ GÜNLÜK HAYATIMIZIN AYRILMAZ BİR PARÇASI HALİNE GELEREK, YAŞAM ALANIMIZLA ETKİLEŞİM BİÇİMLERİMİZİ DÖNÜŞTÜRDÜ. 2028’E KADAR DÜNYA GENELİNDEKİ HANELERİN YÜZDE 33’ÜNDEN FAZLASININ AKILLI EV SİSTEMLERİYLE DONATILMASI BEKLENİYOR. ANCAK AKILLI TEKNOLOJİNİN YÜKSELİŞİYLE BİRLİKTE POTANSİYEL GÜVENLİK AÇIKLARINA KARŞI SAĞLAM KORUMA İHTİYACI DA ORTAYA ÇIKIYOR.

Akıllı ev sistemleri çeşitli cihazları birbirine entegre ederek bir “yaşam ortamı” yaratıyor ve cihazlar ile kullanıcılar arasında kesintisiz etkileşim sağlıyor. Akıllı ev sistemleri kameralar, sensörler, buzdolabı, tost makinesi, çamaşır makinesi ve elektrikli süpürge gibi çok sayıda ev aleti ve cihazını içerebiliyor. Bu cihazlar da birbirleriyle ve diğer sistemlerle internet üzerinden bağlantı kurabiliyor. Kullanıcılar akıllı evleriyle etkileşime geçerken farklı seçenekler arasından seçim yapabiliyorlar; • Kullanıcıların cihazları kontrol etmesine, programları ayarlamasına ve ev dışında da bildirim almasına olanak tanıyan mobil uygulamalar, • Sesli komutlarla cihazlarını kontrol etmelerini sağlayan sesli asistanlar, • Kullanıcı hesabında oturum açtıktan sonra cihaz ayarlarına ve izlemeye erişim sağlayan internet portalları ve çevrim içi panolar. Konfor ve kullanım kolaylığı, akıllı ev sistemlerinin başlıca avantajları olarak karşımıza çıkarken, kullanıcılar cihazların belli eylemleri gerçekleştirmesi için belirli zamanlar ayarlayabiliyor. Örneğin ışıklar gün batımında açılabiliyor ya da elektrikli ısıtıcı sizin istediğiniz bir saatte açılıp kapanabiliyor. Yerleşik yapay zekâ teknolojisine sahip TV’ler ekrandaki programlarda yer alan yemekleri keşfetmenize, tarifi bulmanıza, hazırlamak için gereken ürünleri buzdolabınızdakilerle karşılaştırmanıza ve bir alışveriş listesi oluşturmanıza da yardımcı olabiliyor. Akıllı ev sistemlerinin sunduğu tüm bu avantajlara rağmen, işin zayıf noktasını internet bağlantısı oluşturuyor. Tüm cihazların yerel bir kablosuz ağa bağlanması ve kişisel hesaplarda oturum açma ihtiyacı, akıllı cihazları potansiyel olarak bilgisayar korsanlığına karşı savunmasız hale getiriyor. Halihazırda saldırganların robot süpürgelere yetkisiz erişim sağlayarak sahiplerini gözetlediği ve aşırı yüksek sesler çıkararak ve kontrolsüz hareketlere zorlayarak onları rahatsız ettiği örnekleri biliyoruz. Teorik olarak internet bağlantılı bir yatak bile kötü niyetli saldırılara açıktır ve bu da cihazı potansiyel olarak güvensiz hale getirebilir. 

ELEKTRİKLİ SÜPÜRGENİZ SİZİ GÖZETLİYOR! 

Her gün etrafınızı saran sıradan ev eşyalarının kişisel verilerinizi paylaştığı, konuşmalarınıza kulak misafiri olduğu ve hatta sizi izliyor olabileceği fikri kulağa korkutucu gelebilir. Ancak, bunun için favori cihazlarınızdan vazgeçmenize gerek yok. Akıllı ev cihazlarına saldırı örnekleri nadir olsa da akıllı teknolojinin avantajlarından güvenle yararlanmak ve bilgisayar korsanlarının bunları size karşı kullanmasını önlemek için aşağıdaki temel güvenlik kurallarından faydalanabilirsiniz. • Kablosuz ağınızın güvenliğini sağlayın: Kablosuz ağ yönlendiricinizin varsayılan şifresini daha karmaşık ve güvenli bir şifreyle değiştirmek en önemli ve ilk adımdır. • Ağınızı düzenli olarak izleyin: Yerel ağınızdaki şüpheli etkinliklere dikkat edin. Kablosuz ağ güvenlik ayarları zayıfsa ya da kablosuz ağınıza veya akıllı ev cihazlarınıza yetkisiz erişime izin verebilecek açık bağlantı noktaları varsa, sizi uyaran Kaspersky Wi-Fi Security Check ya da kablosuz ağınıza yeni bir cihaz katıldığında bağlantıyı kesebilmeniz için sizi bilgilendiren Smart Home Monitor gibi özel izleme araçlarını kullanabilirsiniz. • Cihaz etkinliklerini takip edin: Herhangi bir cihazın olağandışı davranışı, birinin ona eriştiğine dair bir işaret olabilir. Şüpheli bir etkinlik fark ederseniz, cihazda oturum açtıysanız hesap parolanızı değiştirmeli ve yerel ağ trafiğinizi kontrol etmelisiniz. • Ayarları düzenli olarak gözden geçirin: Cihazınızda gizliliğiniz veya güvenliğiniz için risk oluşturabilecek gereksiz özellikleri veya hizmetleri devre dışı bırakın. Örneğin eğer kullanmıyorsanız bir cihazın kamerasına ve mikrofonuna erişimi devre dışı bırakabilirsiniz. • Seçiminizi doğru yapın: Mümkün olduğunca çok sayıda akıllı cihaz kullanma olasılığı çok cazip görünebilir. Ancak her yeni aygıtın güvenliğinize yönelik potansiyel riski artırdığını unutmayın. Bu nedenle dikkatli seçim yapın ve ürününü arkasında duran, sorumlu üreticileri tercih edin.