ALMAN PLASTİK SEKTÖRÜNDEKİ KRİZ, FRIEDRICH MERZ'İN ÇİN ZİYARETİ, ÇİN'İN MAKİNE VE YARI İLETKENLERİ MERKEZE ALAN YENİ BEŞ YILLIK PLANI VE ALMANYA'NIN AR-GE İLE PATENTTEKİ ATAĞI; ALMANYA'DAN MAKİNE SANAYİSİNE DAİR GÜNCEL HABERLER BAŞLIĞI ALTINDA.

ALMAN PLASTİK SEKTÖRÜNDE KRİZ HAVASI DEVAM EDİYOR

2025 yılında Alman plastik üretiminin temel göstergeleri - Plastics Europe grafiği

Almanya'daki plastik üreticileri için 2025 kötü geçti: Üretim yüzde 4,5, ciro yüzde 7,6 düşerek 24,6 milyar avroya inerken ihracat da yüzde 5,5 geriledi. Kötü gidişatın başlıca nedenleri ise zayıf ekonomi, düşük talep, artan dış rekabet ve süren ticaret çatışmaları oldu. Özellikle Çin'den Avrupa'ya yönelen ürünler baskıyı artırırken, 2022'de başlayan enerji krizinden bu yana Almanya'daki plastik üretimindeki toplam düşüş yüzde 26'yı aştı. Buna karşın küresel plastik talebi artmayı sürdürüyor. Alman plastik üreticileri, bu krizin güçlü sanayi bağları nedeniyle tüm değer zincirinde domino etkisi yaratabileceğini vurgularken, çözüm olarak AB iç pazarındaki ticaret engellerinin azaltılması ve enerji maliyetlerinin düşürülmesini talep ediyor.

Alman plastik üretim tesisi - endüstriyel makineler

MERZ, ÇİN'E SAYGIYLA YAKLAŞIYOR VE ÖVGÜ TOPLUYOR

Friedrich Merz'in 25-26 Şubat'taki Çin ziyareti, Çin medyasında genel olarak olumlu ve dikkat çekici bir tonla karşılanırken, Çin'in önde gelen medya kuruluşları, Merz'in önceki sert ve temkinli Çin söylemine kıyasla daha pragmatik, gerçekçi ve iş birliğine açık bir yaklaşım sergilediğini vurguluyorlar. Çinli yorumcular, Merz'in artık "ekonomi odaklı bir lider" gibi davrandığını, bunun da hem Çin'de rahatlama hem de memnuniyet yarattığını yazıyor. Ziyarette, Merz'in Çin'deki sanayi fazlası ve ticaret dengesizliği gibi sorunları gündeme getirmesi ise çatışmacı değil yapıcı bir üslup içermesiyle övgü topladı. Genel tabloya bakıldığında Çin medyası, bu ziyareti Almanya'nın küresel belirsizlikler karşısında Çin'le daha istikrarlı ve çıkar odaklı bir ilişki kurma arayışının işareti olarak değerlendiriyor.

ÇİN'İN YENİ BEŞ YILLIK PLANI MAKİNE VE YARI İLETKENLERİ MERKEZE ALIYOR

Çin bayrağı ve borsa göstergeleri

Alman Satın Alma ve Lojistik Birliği BME'ye göre Çin'in 15'inci Beş Yıllık Plan Taslağı, ülkenin sadece büyümeye odaklı ekonomik modelden daha dayanıklı, kaliteli ve stratejik bir kalkınma anlayışına geçtiğini gösteriyor. Bu plan klasik bir ekonomi programından çok, sanayi politikası, ulusal güvenlik ve jeopolitik hedefleri birleştiren bir yönlendirme aracı olarak görülüyor. Özellikle makine sanayisi, yarı iletkenler ve batarya depolama ile güneş enerjisi gibi yeşil teknolojiler devlet destekli dönüşümün merkezinde yer alırken, bu durum Alman şirketleri için Çin'den tedarikin artık yalnızca maliyet, kalite ve teslimat güvenilirliği meselesi olmadığını; satın alma, lojistik ve tedarik zinciri kararlarının Çin'in sanayi politikası hedefleriyle de doğrudan bağlantılı hale geldiğini gösteriyor. BME, asıl riskin ani krizlerden çok, yerelleştirme baskısı, hassas teknolojilerde daha sıkı denetimler ve ulusal standartlar üzerinden gelen yavaş ama etkili düzenleyici değişimler olduğuna dikkat çekiyor.

ALMANYA AR-GE VE PATENTTE DAHA AKTİF

Deutsches Patent- und Markenamt - Alman Patent ve Marka Ofisi

Almanya'da şirketlerin 2025 yılında patent başvurularını artırması, sanayinin Çin ve diğer ülkelerden gelen teknolojik rekabete daha fazla Ar-Ge ile karşılık verdiğini gösteriyor. Alman Patent ve Marka Ofisi'nin verilerine göre toplam patent başvurusu yüzde 4,7 artarak 62.050'ye çıkarken, bunun 42.349'u yerli şirketlerden geliyor. Patent başvurusunda en aktif şirketler ağırlıklı olarak otomotiv sektöründen gelirken, teknoloji alanında en fazla başvurunun makine mühendisliğinde yapılması da dikkat çekiyor. Öte yandan marka başvurularında da çarpıcı bir yükseliş yaşanıyor: Almanya'daki 2025 yılı marka başvuruları yüzde 20 artarak 96.328'e çıkmış durumda. Bunun en önemli nedeni, Çinli şirketlerin marka başvurularını bir yıl içinde neredeyse üç katına çıkararak 10.027'ye yükseltmesi... Habere göre, Çin'de oluşan üretim fazlası, ihracat ihtiyacı ve ABD'nin Çin mallarına yönelik kısıtlamaları nedeniyle Çinli firmalar Avrupa pazarına daha güçlü şekilde yönelirken, bu tablo, Almanya açısından hem sanayide rekabet baskısının arttığını hem de Çinli şirketlerin Avrupa'da daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor.