TRUMP YÖNETİMİ, ÇOĞU ÇEVREYLE ALAKALI OLAN VE ARALARINDA BM İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇEVRE SÖZLEŞMESİ (UNFCCC) GİBİ İKLİM KRİZİNE KARŞI MÜCADELEYE DÖNÜK EN ÖNEMLİ ULUSLARARASI ANLAŞMANIN DA BULUNDUĞU 66 ULUSLARARASI YAPIDAN ÇEKİLME KARARI ALDI. UZMANLAR ÖZELLİKLE UNFCCC’DEN AYRILMAYI “UTANÇ VERİCİ” OLARAK NİTELENDİRİYOR.


ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinden (UNFCCC) çekildiğini duyurdu. İklim krizine karşı mücadeleyi amaçlayan temel uluslararası anlaşmalardan birinden çekilme kararı, artan sıcaklıklarla mücadeleye yönelik yürütülen küresel çabalardan ABD’nin tamamen izole olması anlamına geliyor. Bilindiği üzere UNFCCC anlaşması, iklim kriziyle mücadelede uluslararası iş birliğinin temelini oluşturuyor ve 34 yıl önce yürürlüğe girmesinden bu yana dünyadaki tüm ülkeler tarafından kabul edilmiş durumda. ABD Senatosu da bu sözleşmeyi Ekim 1992’de onaylamıştı. Trump ise iklim bilimini düzenli olarak bir “dolandırıcılık” ve “aldatmaca” olarak alaya almaya devam ediyor. Başkanlığı döneminde temiz enerji projelerini ve diğer iklim politikalarını aktif biçimde sekteye uğratan Trump’ın bu tutumu, ABD’yi ve diğer ülkeleri, dünya genelinde milyarlarca insanı tehlikeye atan yıkıcı sıcak hava dalgalarına, fırtınalara, kuraklıklara ve çatışmalara yol açan fosil yakıtlara bağımlı kalmaya zorluyor. 

“ABD KÜRESEL İŞ BİRLİĞİNİ ÇÖPE ATIYOR” 

ABD Eski Başkanı Joe Biden’ın Beyaz Saray’ında üst düzey iklim danışmanı olarak görev yapmış olan Gina McCarthy çekilme kararı için, “Bu kısa görüşlü, utanç verici ve son derece akılsızca bir karar,” derken, şu yorumda bulunuyor: “UNFCCC anlaşmasının dışında kalan dünyadaki tek ülke olarak Trump yönetimi, ABD’nin iklim değişikliği konusundaki onlarca yıllık liderliğini ve küresel iş birliğini çöpe atıyor. Bu yönetim, ekonomimizi ileri taşıyacak ve ülkemizi büyük maliyetli felaketlerin yol açtığı yıkımdan koruyacak yatırımlar, politikalar ve kararlar üzerinde etkide bulunma kapasitemizden vazgeçiyor.” Doğal Kaynakları Savunma Konseyi’nin (Natural Resources Defense Council-NRDC) Başkanı Manish Bapna ise Trump’ın UNFCCC’den çekilme kararını “kaçınılabilir bir hata” ve “kendi kendine zarar verici” olarak niteliyor. Bapna, bu adımın, temiz enerji teknolojileri alanında giderek daha baskın hâle gelen Çin ile rekabet etme kapasitesini ABD açısından daha da zayıflatacağını söylüyor. Beyaz Saray muhtırasında, ABD’nin BM’nin en üst düzey iklim bilimi organı olan Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nden de (IPCC) çekileceği belirtilirken, ABD’nin, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı, Uluslararası Güneş Enerjisi İttifakı ve Doğayı Koruma Uluslararası Birliği de dâhil olmak üzere çeşitli uluslararası çevre örgütlerinden de ayrılacağı ifade ediliyor. Geçtiğimiz yıl Trump, ülkelerin tehlikeli küresel ısınmayı sınırlama konusunda uzlaştığı Paris İklim Anlaşması’ndan da çekileceklerini açıklamış hatta Brezilya’da düzenlenen BM iklim müzakerelerine bir heyet göndermeyi reddetmişti. Öte yandan UNFCCC anlaşması Senato tarafından onaylandığı için, Trump’ın bu anlaşmadan tek taraflı olarak çekilip çekilemeyeceği ya da gelecekteki bir başkanın Senato’da yeni bir oylama olmaksızın bu çerçeveye yeniden katılıp katılamayacağı belirsizliğini koruyor. ABD Biyolojik Çeşitlilik Merkezi’nde enerji adaleti direktörü olan Jean Su ise, “Bu hukuksuz adımın geçerli kalmasına izin vermek, ABD’yi iklim diplomasisinden sonsuza dek dışlayabilir.” yorumunda bulunuyor. 

“TRUMP YÖNETİMİ İKLİM KRİZİNE SIRTINI DÖNÜYOR” 

Oysa iklim krizi, bilimsel bir uzlaşı konusu ve hâlihazırda ekonomiler ile insanların yaşamları üzerinde ölçülebilir ve giderek artan bir bedel yaratıyor. Örneğin ABD’de, rekor sayıda büyük aşırı hava olayı felaketi sigorta şirketlerini bazı eyaletlerden çekilmeye zorluyor. Bu durum ülkenin gayrimenkul piyasasını da sarsıyor. Bilim insanları da küresel sıcaklıkların daha önce üzerinde uzlaşılan eşikleri aşmasının kaçınılmaz olduğunu ve bunun daha da ağır felaketleri tetikleyeceğini uyarıyor. Eski ABD Başkan Yardımcısı ve iklim aktivisti Al Gore ise yaptığı açıklamada şunları söylüyor: “Trump yönetimi ilk günden bu yana iklim krizine sırtını dönüyor. ABD’yi Paris Anlaşması’ndan çekiyor, ülkenin bilimsel altyapısını parçalıyor, sera gazı emisyon verilerine erişimi kısıtlıyor ve temiz enerji dönüşümü için hayati öneme sahip yatırımları sona erdiriyor. Bunları petrol endüstrisinin talebiyle yaptılar ve böylece milyarderler gezegenimizi kirletip ABD’de ve dünya genelinde insanları tehlikeye atarken daha da fazla para kazanabilecekler.” ABD’nin çekileceği diğer kuruluş ve ajanslar arasında Karbonsuz Enerji Mutabakatı, Birleşmiş Milletler Üniversitesi, Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi, Uluslararası Tropikal Kereste Örgütü, Atlantik İşbirliği Ortaklığı, Pan-Amerikan Coğrafya ve Tarih Enstitüsü, Uluslararası Sanat Konseyleri ve Kültür Ajansları Federasyonu ile Uluslararası Kurşun ve Çinko Çalışma Grubu da bulunuyor. Diğer yandan, ABD Dışişleri Bakanlığı ise ek değerlendirmelerin sürdüğünün altını çiziyor ve ek bir yorumda bulunmuyor.