ORTA ANADOLU İHRACATÇI BİRLİKLERİ'NİN (OAİB) İHRACATI, 2025 YILINDA GEÇEN YILA GÖRE YÜZDE 15,4 ARTARAK 31,4 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ. BÜNYESİNDEKİ BEŞİ SEKTÖREL, ÜÇÜ BÖLGESEL SEKİZ İHRACATÇI BİRLİĞİNDE YAKLAŞIK 45 BİN ÜYESİ BULUNAN OAİB, YÜZDE 13,2'LİK PAYIYLA TÜRKİYE'NİN TOPLAM İHRACATINDA ÜÇÜNCÜ SIRADA YER ALDI. İHRACATÇI FİRMALARIN SEKTÖR VE YATIRIM ÇEŞİTLİLİĞİNE SAHİP SANAYİ YAPISININ 2025 SONUÇLARINA DA YANSIDIĞINI BELİRTEN OAİB KOORDİNATÖR BAŞKANI ERDEM ÇENESİZ, "OAİB İHRACAT PERFORMANSI SINIRLI SAYIDA SEKTÖRE DEĞİL, GENİŞ BİR SANAYİ TABANINA DAYANIYOR. BİRLİKLERİMİZİN VERİLERİ, BÖLGEMİZİN ÇOK KATMANLI BİR ÜRETİM VE İHRACAT YAPISINA SAHİP OLDUĞUNU AÇIK BİÇİMDE GÖSTERİYOR." DEDİ.

Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği verilerine göre OAİB çatısı altındaki Makine İhracatçıları Birliği ihracatı 28,7 milyar dolara, Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği ihracatı 10 milyar dolara, İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği ihracatı 7,4 milyar dolara, Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği ihracatı 4,7 milyar dolara, Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği ihracatı 2,5 milyar dolara, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ihracatı 1,4 milyar dolara, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ihracatı 1 milyar dolara ve Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ihracatı 160 milyon dolara yükselmiş durumda.

OAİB'in 2025 yılı karnesini değerlendiren OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz de OAİB çatısı altındaki ihracatçı sektörlerin bilgi, teknoloji ve tasarım odağıyla büyüdüğüne dikkat çekerken, şu ifadeleri kullandı: "Genel Sekreterliğimize bağlı bulunan Makine İhracatçıları Birliği, Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği, Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçı Birliği, Süs Bitkileri İhracatçıları Birliği ve İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği stratejik sektörlerdeki tek ihracatçı birlikleri olarak sadece Orta Anadolu'nun değil, tüm Türkiye'nin ihracatçı birliği görevlerini yürütüyor. Bu sektörlerin tek çatıdan koordinasyonunu sağlayan OAİB, aynı zamanda hububat, mobilya ve demir gibi yüksek üretim gücüne sahip sektörlerde iştigal eden, güçlü birlikleri de bünyesinde barındırıyor. Bu yapı, ihracatımızın bilgiye dayalı üretim, teknolojik yetkinlik ve tasarım kabiliyeti üzerinden güçlenmesini mümkün kılıyor. Finansman ve maliyet koşullarının arttığı, uluslararası alanda fiyat rekabetinin zorlaştığı dönemlerde katma değeri artırarak rekabet edebilme gücümüz, ihracatımızın sürdürülebilirliğini destekleyen temel unsurlardan biri. İhracatçıların değişen küresel koşullara uyum kapasitelerini artırabilmeleri, yüksek katma değerli ihracatı kalıcı hale getirecek çalışmalara kesintisiz devam etmeleri de en büyük hedefimiz… OAİB olarak, ihracat ekosistemini daha da güçlendirmeye, ihracatçıların küresel pazarlardaki konumunu geliştirecek koordinasyon çalışmalarını sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz."

Pazar çeşitliliği açısından başarılı bir dönem geçirdiklerini ve yüzde 4,5 artan Türkiye ihracatının üzerinde bir büyümeyle yılı kapattıklarını belirten OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz şunları söyledi: "OAİB ihracatının 2,8 milyar dolara ulaştığı ABD'nin mevcut pazarlarımız arasında ilk sırada yer almaya devam etmesi, ihracatçılarımızın bu pazardaki kalıcılığını net bir şekilde ortaya koydu. Birleşik Krallık'a ihracatımızın yüzde 108,6 artışla 2 milyar doları geçtiği bu dönemde, Almanya'ya da 2 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirildi. Bölgemizin küresel ticaretteki ağırlığını teyit eden önemli bir gösterge niteliği taşıyan bu verilerde, 17,5 milyar dolarlık hacmi ile Türkiye'nin toplam ihracatının dördüncü sırada bulunan Ankara'nın rolü büyük. Gelişmiş ülkelerdeki ticari payımızın artışından ve başta Ankara olmak üzere, yurt geneline yaygın üye firma ağımızın bizi 31,4 milyar dolar seviyesine taşımış olmasından memnunuz." dedi. OAİB Koordinatör Başkanı Erdem Çenesiz, 2025 yılı boyunca yürüttükleri çalışmalarla ihracatçıların uluslararası görünürlüğünü artırmaya odaklandıklarını belirterek, "Avrupa Birliği başta olmak üzere Uzak Doğu, ABD ve Türki Cumhuriyetlerini kapsayan geniş bir coğrafyada fuarlar, ticaret heyetleri, UR-GE projeleri ve tanıtım organizasyonlarıyla firmalarımızı uluslararası pazarlarla buluşturduk. Sürdürülebilirlik ve Yeşil Mutabakat başlıklarını çalışmalarımızın merkezine alırken, OAİB olarak bu alanda şube kuran ilk Genel Sekreterlik olduk. Yeni yılla birlikte başlayan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması sürecine ihracatçılarımızı hazırlamayı öncelikli görüyoruz. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirirken yeni pazarlara açılmayı, yeni fuar ve heyet çalışmalarıyla ihracatçılarımızın işini kolaylaştırmayı hedefliyoruz." dedi.

TÜRKİYE'DE YÜKSEK VE ORTA-YÜKSEK TEKNOLOJİLİ İHRACATIN PAYI YÜZDE 43,5

Türkiye'de 2025 yılında yüksek teknolojili ürün ihracatının yüzde 12,7, orta-yüksek teknolojili ürün ihracatının ise yüzde 10,6 oranında arttığına, 112 milyar dolara ulaşan tutar ve yüzde 43,5 pay ile bu grupların genel ihracatı önemli ölçüde yukarı taşıdığına dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi: "Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin en büyük beş ticaret ortağından biri konumuna yükselmesinde, katma değerli ürün ihracatının arkasında yer alan müşterek Ar-Ge ve teknoloji ekosisteminin belirleyici bir rolü bulunuyor. Hava ve kara araçları, makine, elektrik-elektronik, savunma sistemleri ve yazılım gibi teknoloji yoğun sektörler; ortak mühendislik birikimi, üretim kabiliyeti ve teknolojik dönüşüm zemini üzerinde yükselerek küresel pazarlarda rekabet gücümüzü artırıyor. Güçlü sanayi altyapımız sektörler arası bilgi transferini, teknoloji sınıflarının yukarı taşınmasını ve tüm ihracat kompozisyonunun dönüşümünü mümkün kılıyor. Başta Ankara, Eskişehir, Çorum ve Konya olmak üzere Orta Anadolu'da yoğunlaşan üretim altyapısı da bu ekosistemin önemli bir parçası olarak, Türkiye'nin sanayisinin bütüncül biçimde ileriye taşınmasına önemli katkı sağlıyor. OAİB çatısı altındaki sektörel birliklerimizin bu çok katmanlı yapıda; ihtisas alanlarındaki bilgi üretimi, stratejik yönlendirmeleri ve paylaştıkları tecrübeyle ihracat ekosisteminin geneline değer kattıklarına inanıyorum."

TÜRKİYE'NİN SAVUNMA VE HAVACILIK SANAYİSİ İHRACATI 10 MİLYAR DOLAR

Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisinde teknoloji ve mühendislik kabiliyetinin ihracata doğrudan yansıdığını vurgulayan Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Demiroğlu, ihracat verilerindeki yükselişe dikkat çekerek şunları söyledi: "Savunma ve havacılık sanayimiz, Türkiye genelinde 10 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşarak tarihi rekora imza attı. 2025 sonunda geçen yıla göre yüzde 50'ye yakın artış anlamına gelen bu başarı, ülkemizin savunma ve havacılık sanayisinde yalnızca üretim kapasitesini değil, ileri teknolojiye dayalı sistem geliştirme, küresel pazarlarda güvenilir tedarikçi olma ve stratejik iş birlikleri kurma yetkinliğini de güçlü biçimde ortaya koyuyor. IDEF 2025'te dünya vitrinine taşıdığımız yüksek mühendislik kabiliyeti ve yenilikçi çözümler, Türkiye'nin bu alandaki dönüşümünün somut bir göstergesi oldu. Bugün gelinen nokta, Türk savunma ve havacılık sanayisinin ihracatta istikrarlı, teknoloji temelli ve küresel ölçekte iddialı bir konuma ulaştığını açık biçimde gösteriyor."

TÜRKİYE'NİN İKLİMLENDİRME SANAYİSİ İHRACATI 7,4 MİLYAR DOLAR

İklimlendirme sektöründe rekabetin giderek daha fazla teknoloji ve enerji verimliliği ekseninde şekillendiğine dikkat çeken İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, küresel rekabet koşullarına rağmen sektörün yönünü koruduğunu ifade ederek şunları söyledi: "İklimlendirme sanayisinin Türkiye geneli ihracatı geçen yıla göre yüzde 3,5 artışla 7,4 milyar dolara ulaştı. Yine Avrupa bölgesi en büyük pazarımız konumunda. 2025 yılı, özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarında enerji verimliliği yüksek ve yenilenebilir enerjiyle uyumlu HVAC-R çözümlerine yönelik talebin belirgin biçimde arttığı bir dönem oldu. Küresel ham madde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve lojistik maliyetlerindeki artış rekabeti zorlaştırsa da teknoloji odaklı üretimimiz bu süreçte sektörün ihracat performansını dengeleyen temel unsur haline geldi. Önümüzdeki dönemde dijital tanıtım faaliyetlerini güçlendirmeyi, küresel marka görünürlüğümüzü artırmayı, güçlü olduğumuz pazarlarda yerimizi sağlamlaştırırken yeni pazarlara firmalarımızı taşımayı, sektörümüzün ihracat kapasitesini ve sürdürülebilir büyüme potansiyelini daha da ileri taşımayı hedefliyoruz."

TÜRKİYE'NİN ÇİMENTO, CAM, SERAMİK İHRACATI 4,7 MİLYAR DOLAR

OAİB Koordinatör Başkanlığı'nın yanı sıra Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de yürüten Erdem Çenesiz, sektörde 2025 yılı ihracat performansının istikrarlı bir seyir izlediğini belirterek şunları ifade etti: "Çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri sektörünün ihracatı 2025 yılı sonunda yüzde 4,5 artışla 4,7 milyar dolara ulaştı. Sektörlerimiz yüzde 80'den fazla yerli katma değer oranı ile ihracat yapıyor ve sanayi sektörleri arasında rekortmen konumda. Sektörlerimizin yaptığı 4,7 milyar dolarlık ihracat, 3,75 milyar dolarlık net döviz kazancı anlamına geliyor. Bizim kazandırdığımız net döviz miktarı, bizden çok daha yüksek tutarda ihracat yapan sektörlerden daha fazla. Yerli kaynaklarla üretim yapan sektörlerimizin bu özel durumunu her fırsatta hatırlatmak istiyoruz. Önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımları, dijitalleşme ve enerji verimliliğine yönelik adımların sektörlerimizde yeni bir dönüşüm sürecini beraberinde getirmesini bekliyoruz. Bu dönüşümün, ihracatçılarımızın küresel rekabet gücünü daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz."

OAİB DEMİR VE DEMİR DIŞI METAL İHRACATI 2,5 MİLYAR DOLAR

Türkiye genelinde geçtiğimiz yıla göre yüzde 4 oranında artarak 29 milyar dolar değerine ulaşan metal sektörü ihracatında, küresel rekabetin ve talep dalgalanmalarının belirleyici hale geldiğini ifade eden Ankara Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı R. Kaan Maşlak, pazar çeşitliliği ve etkinliğin bu dönemde daha da önem kazandığını vurguladı: "Orta Anadolu'dan demir ve demir dışı metal ihracatının 2,5 milyar dolara ulaştığı 2025 yılı, küresel metal sektöründe üretim kapasitesinin arttığı, talep yapılarının hızlı değiştiği ve rekabet baskısının yoğunlaştığı bir dönem oldu. Bu ortamda hem mevcut pazarlardaki etkinliğimizi güçlendirmeye hem de yeni ülkelere açılarak pazar çeşitliliğimizi artırmaya odaklanıyoruz. Avrupa'da artan çelik ve metal tüketimi, Afrika'daki altyapı yatırımları ve Asya'nın üretim merkezi konumu, farklı ürün gruplarımızın çeşitli coğrafyalarda rekabet avantajı yakalamasını mümkün kılıyor. İhracatçılarımızın ileri üretim teknolojileri, kalite standartları ve teknik bilgi birikimi, ülkemizin küresel pazarlarda rekabet avantajını koruyabilmesinde kritik rol oynuyor. Geniş bir coğrafyaya yayılan sektörel ticaret heyetleri ve fuar organizasyonları sayesinde, firmalarımızı hedef pazarlarda daha görünür kılmaya devam edeceğiz."

OAİB HUBUBAT, BAKLİYAT, YAĞLI TOHUMLAR VE MAMULLERİ İHRACATI 1,4 MİLYAR DOLAR

Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatın bu yıl miktar ve değer dengesi üzerinden şekillendiğine dikkat çeken Orta Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, pazar stratejilerinde veri ve teknoloji odaklı çizginin öne çıktığını ifade ederek şunları söyledi: "Çikolata ve kakaolu ürünlerden ayçiçek yağına, bisküvi ve gofretten şekerleme çeşitlerine, makarna ve bulgur ununa uzanan geniş bir ürün yelpazesine sahip sektörümüzün 2025 yılı Türkiye geneli toplam ihracatı yüzde 4 artarken, Orta Anadolu bölgesinin ihracatı ise yüzde 6,5 artışla 1,4 milyar dolar olarak kaydedildi. Pazar stratejilerinde yalnızca hacim ve rakamlar değil; hedef ülkelerin kültürel yapıları, tüketim alışkanlıkları ve lojistik koşulları da belirleyicidir. Dünya genelinde hızlanan şehirleşme ile artan kalite gıda talebi ve çeşitlilik beklentisi üretime yön vermeye devam etti. Ürün formülasyonundan ambalaj tasarımına, raf ömrü beklentilerinden gramaj seçeneklerine kadar her aşamada yerel talep ve standartlara uyum sağlayan çözümler geliştirmeye, 'Türk Malı' algısını güven ve lezzetle birlikte anılan bir noktaya taşımaya devam edeceğiz."

OAİB MOBİLYA, KÂĞIT VE ORMAN ÜRÜNLERİ İHRACATI 1 MİLYAR DOLAR

Mobilya sektörünün küresel koşullara rağmen ihracatta dayanıklılığını koruduğunu belirten Orta Anadolu Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı A. Tahsin Ata, tasarım ve teknoloji odaklı üretimin bu tabloda belirleyici olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Sektörümüzün yüzde 1,2'lik artışla bir önceki yılın üstünde seviyelerde tamamladığı 2025 yılında, Orta Anadolu bölgesinden 1 milyar dolar değerinde mobilya, kâğıt ve orman ürünü ihracatına ulaştık. Gümrük tarifelerinin ve maliyet baskılarının ihracatçıları zorladığı bir ortamda, orta ve üst segmentte tasarım odaklı ürünlere yönelmemiz bu dengeyi sağlamamızda etkili oldu. Ahşap, ofis, otel ve mutfak mobilyaları başta olmak üzere modüler, fonksiyonel ve lüks segmente yönelik ürünler ihracatımızda öne çıktı. Türk mobilya sektörünü farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, kalite odaklı ve esnek üretim kabiliyetiyle birlikte endüstriyel tasarım, ergonomi ve dijital üretim teknolojilerini hızla devreye alabilmesidir. Tasarım ve markalaşma yapılan yatırımlarla, sadece satış hacmini değil, kârlılığı ve yeni pazarlarda kalıcılığı da güçlendirmeye devam edeceğiz."

TÜRKİYE'NİN SÜS BİTKİLERİ İHRACATI 160 MİLYON DOLAR

Süs bitkileri sektöründe pazar çeşitliliği ve ihracat artışının belirleyici hale geldiğini vurgulayan Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yılmaz, sektörün uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirdiğini ifade ederek şunları söyledi: "2025 yılında Türkiye genelinde süs bitkileri sektörü ihracatı yüzde 15'e yakın artışla 160 milyon dolara ulaşarak tarihi bir başarıya imza attı. Bu artışla Türkiye, ihracatını 75'in üzerinde ülkeye yayılmış durumda; özellikle Hollanda, Azerbaycan ve Almanya gibi stratejik pazarlarda kaydedilen artışlar sektörümüzün rekabet gücünü net biçimde ortaya koyuyor. Pazar çeşitliliğini artırma hedefiyle yürüttüğümüz UR-GE projesi kapsamında Katar, Dubai, Portekiz ve İspanya'yı hedef pazarlar olarak belirledik. 2026 yılı için ihracatta en az yüzde 12 oranında yeni bir artış öngörüyor; bu ivmeyi sürdürülebilir büyümeye dönüştürmeyi sektörümüz adına temel öncelik olarak görüyoruz."