ENERJİSİNİN ÜÇTE İKİSİNİ İTHALAT YOLUYLA KARŞILAYAN TÜRKİYE'NİN FOSİL YAKITLARA YÜKSEK BAĞIMLILIĞI, HER KÜRESEL KRİZDE ENERJİ FATURASINA SERT ŞEKİLDE YANSIYOR. HÜRMÜZ KRİZİNİN MALİYETİ İSE 14 MİLYAR DOLARI BULABİLİR.

Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'ndeki yoğun gemi trafiğini gösteren dijital harita

"TÜRKİYE'NİN FOSİL YAKIT BAĞIMLILIĞI, HER KÜRESEL KRİZDE ENERJİ FATURASININ YÜKSELMESİNE ZEMİN HAZIRLIYOR."

ABD-İsrail ile İran savaşının ardından yükselen fosil yakıt fiyatları, 2026 yılı sonuna kadar Türkiye'nin enerji faturasına 14 milyar dolar ekleyecek. Ember'in yeni yayımladığı rapora göre bu rakam, yıllık enerji ithalat faturasında yaklaşık yüzde 30'luk bir artışa karşılık geliyor. Bu bağımlılığı kalıcı şekilde sonlandırabilmenin yolu ise elektrifikasyondan geçiyor. Mevcut veriler Türkiye'deki her 1 milyon elektrikli aracın yılda 900 milyon dolar fosil yakıt ithalatını engellediğini gösteriyor.

Enerjisinin üçte ikisini ithalat yoluyla karşılayan Türkiye'nin fosil yakıtlara yüksek bağımlılığı, her küresel krizde enerji faturasına sert şekilde yansıyor. Nitekim verilere göre, 2022'de Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte Türkiye'nin yıllık net enerji faturası 80 milyar doların üzerine çıkarak tarihi zirvesine ulaştı ve ülkenin en yüksek üçüncü cari açığını vermesine neden oldu. Ülke, Hürmüz krizi ile tekrar benzer bir tablo ile karşı karşıya kalabilir. Öyle ki, krizin etkilerinin ilk olarak hissedildiği mart, nisan ve mayıs aylarındaki net enerji ithalatı faturası bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25'ten fazla artış gösterdi.

Hürmüz krizi, 2026'da Türkiye'nin enerji ithalat faturasını 14 milyar dolar artırabilir; petrol ve doğal gaz için yükselen fiyatların yol açtığı ilave maliyetler (milyar dolar) - Ember

Ember Analisti ve raporun yazarı Bahadır Sercan Gümüş, "Türkiye'nin fosil yakıt bağımlılığı, her küresel krizde enerji faturasının yükselmesine zemin hazırlıyor. Enerji faturasının büyük bir kısmını oluşturan ulaşım ve binalar gibi nihai tüketim sektörlerinde elektrifikasyonun hızlandırılması, ithalat yükünü kalıcı olarak hafifletebilir." diyor.

1 MİLYON ELEKTRİKLİ ARAÇ 900 MİLYON DOLAR FOSİL YAKIT İTHALATINI ENGELLİYOR

Karayolu ulaşımı, 2025'te Türkiye'nin enerji ithalat faturasının yaklaşık üçte birini oluşturdu; sektörel dağılım - Ember

Çalışmada, enerji faturasındaki en büyük kalemin fosil yakıtların doğrudan tüketildiği sektörlerden kaynaklandığı belirtiliyor. Kara yolu ulaşımı tek başına toplamın üçte birini oluştururken sanayi, meskenler ve elektrik üretimi yüzde 16'şar payla onu takip ediyor.

Bu alanlarda elektrifikasyonun artırılmasının kalıcı bir çözüm sunacağı öngörülüyor. Türkiye yollarındaki her 1 milyon elektrikli otomobil yılda 900 milyon dolar fosil yakıt ithalatını engelliyor. Binalarda da benzer bir fırsat mevcut; sadece 2025'te binalardaki gaz tüketimi, toplam enerji ithalatı faturasının 7,2 milyar dolarlık kısmını oluşturuyordu. Hesaplamalara göre Türkiye'nin 25 milyon konutunun yalnızca yüzde 10'unda ısı pompasına geçiş, yıllık gaz ithalat faturasını 1 milyar doların üzerinde azaltma potansiyeli taşıyor.

Türkiye'nin enerjideki yüksek bağımlılığını kırabilmesi için elektrifikasyon hedeflerinin önemini vurgulayan Gümüş, "Ulusal Enerji Planı'na konulacak somut bir elektrifikasyon hedefi, hem ithalat faturasını kalıcı olarak düşürebilir hem de Türkiye'nin küresel iklim taahhütlerini karşılamasına katkı sunabilir." diye konuşuyor. Ember'in hazırladığı raporun tam metnine sayfadaki karekod ile ulaşabilirsiniz.

TÜRKİYE ENERJİ İTHALATINA YILDA ORTALAMA 42 MİLYAR DOLAR HARCIYOR

Türkiye, enerjisinin üçte ikisini ithalat yoluyla karşılarken, sadece 2025'te net enerji ithalatı için 47 milyar dolar ödedi. Bu miktarın yüzde 47'si petrol, yüzde 43'ü doğal gaz ve yüzde 10'u kömür ithalatından kaynaklandı.

Türkiye, 2024'te enerji talebinin yüzde 67'sini ithal fosil yakıtlarla karşılamıştı. 2015-2024 döneminde Türkiye, net enerji ithalatına yıllık ortalama 42 milyar dolar öderken, bu tutar aynı dönem içerisindeki GSYİH'nin yüzde 4,5'ini oluşturuyordu.

Ancak enerjide yüksek dışa bağımlılık, 2022 yılındaki gibi küresel fosil yakıt krizleri ile birleştiğinde enerji ithalat faturasında sıçramaya yol açıyor. 2022'de net enerji ithalatı Rusya-Ukrayna savaşının etkisiyle 80 milyar doları aşarak tarihi zirvesine ulaşırken, bu maliyetin GSYİH içindeki payı son 10 yıllık ortalamayı neredeyse ikiye katlayarak yüzde 8,6'ya yükselmişti. Aynı zamanda 2022'de tarihteki en yüksek üçüncü cari açığın (47 milyar dolar) kaydedilmesi, enerjide dışa bağımlılığın Türkiye ekonomisi için ne kadar önemli bir risk unsuru olduğunu bir kez daha göstermişti.